Meraklı Tosbaa - Öğrenme Yolcusu

Tm'lerle Derse Girmek!

6 Nisan 2013 Cumartesi Meraklı Tosbaa 0 Yorum

Yine bir çift anadal dersindeyim. Aslen sayısal bölümde okuyorum ve çift anadal yaptığım bölüm, eşit ağırlık öğrencilerinin yazdığı bir bölüm (tarım ekonomisi). Her neyse, makro ekonomi dersindeyiz ve vergilerin gelir üzerine etkisi hakkında bir soru çözmeye çalışıyoruz. Her zaman klasiktir ya. Hoca formülü yazar ve arkasından o formülü kullanacağın bir soru sorar. Sordu soruyu, sınıf eş başkanının (kendine iki kurban seçmişti hoca, görevlendirmek için) önünde oturan, sınıf başkanı ilan ettiği kıza, soruyu yapıp yapamayacağını sordu. Kızımız da çıktı tahtaya soruyu çözmeye çalışıyor.. Çözmeye çalışıyor ama sanki soru kızı çözüyor.. Çözülüyor matematiği kızın. Bekliyor öyle..

Yahu formül orada, rakamlar orada, yerine koy; işlem yap; çöz. Bu kadar basit. Yaptı, bir sonuç buldu ama öyle karıştırdı ki tahtayı; ne kesir çizgisi belli, ne de kullandığı rakamlar. Baktım, formül içinde bir de ara toplam almış kız. Aşama aşama formülü uygulamaya çalışıyor.. İşlemler ve (ara toplam yüzünden) çoğalan eşitliklerin sonunda, bir de 100 rakamı var. Var olmasına da o rakamın neden orada olduğuna kimse akıl sır erdiremiyor. Zaten kimse anlamaya çalışmıyor ki. Bakıyorlar, formülde nereye, hangi rakam geliyor.. Gerisini düşünmüyor hiç kimse. Sonuca bakayım, sonuçlardan bir şeyler çıkartayım. Ve böylece, formülü ezberlemek zorunda kalmayayım falan.. Yok..

İtiraz yok; devam ediyor kız. Benim dışımda kimse de hâlâ anlayamamış hata yaptığını kızın, hoca dahil. Şaşırıyorum.. Çaktırmıyorum.. Sesim çıkmıyor.. O çözüm olmuş gibi bir de vergisiz bir gelir sonucu bulmaya çalışıyoruz. Soruyor hemen hoca tahtadaki kıza; "Peki vergisiz olursa gelir ne olacak?". Formülünün daha kolay olması ve bir önceki formülden alnının akıyla çıkmasının (!) verdiği özgüvenle başlıyor diğer soruyu çözmeye. İkinci soruyu, hakkını vermek lazım ki, doğru çözüyor kız. Lakin iki sonuç, hoca tarafından karşılaştırılınca sınıfta bir sessizlik oluyor.

Başlıyor herkes hata aramaya.. Ama bulabilmek ne mümkün. Bıraksalar hoca kavrayıp, sorunu çözecek de her kafadan farklı bir ses çıkıyor. Sınıf iki gruba ayrılmış adeta. Bir kısım doğru diyor, bir kısım yanlış. Sorun da basit; işlem önceliği.. Yani; "çıkarma ve toplamadan önce çarpma işlemi yapılır". Bu kadar basit. Ne öneriler duyuyorum; inanamazsınız. Soruyla alakası olmayan rakamları parantez içine dağıtmaya çalışanları gördüm. Olay sözel bir bölümde yaşansa, hiç lafı olmaz, hatta hak da verilir matematiği katletmelerine. Ama bu durum, büyük çoğunluğunu, lise boyunca sayısallarla aynı derecede matematik öğretilen öğrencilerin oluşturduğu bir bölümde yaşanınca insan şaşırıyor. Sustum.. Bu saatten sonra ben mi anlatacaktım dört işlemi onlara..

Utandım açıkcası; koskoca üniversite öğrencilerine, şaka yapar gibi, işlem önceliğini anlatmaktan. Başımı öne eğdim.Ve ufak ufak kahkahalar atmaya başladım.. Güldüğüm, ya o anki durumdu.. Ya da günümüz ülke gençliği..



İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

0 yorum

Yeni Yazıları Kaçırma!

E-posta Aboneliği